Akşam Yıldızı – İskender PALA

Bitirir bitirmez geldiğim bu kitabın konusunu anlatarak başlamak istiyorum. Günümüzden bir adamın Göbeklitepe’de otururken oranın tarihini merak etmesiyle ve yazarın bizi Genç Buzul Çağının bittiği zamana götürmesiyle başlar. Bir kadın ve erkeğin aşklarının sınanması, kendilerini sorgulamaları ve kadim insandan modern insana evrimlerini anlatıyor.Yazarın deyişiyle:

“Dün ve bugün..İyi ve kötü..Aşk ve inanç.. iyi ve kötünün mücadelesinde bir aşk yolculuğu bu..Sevginin inanca, inancın tutkuya,tutkunun hayata adım adım karıştığı noktadan Göbeklitepe hakkında bilinen her şeye yeni bir bakış, bir ters yüz ediş…”

2019 Aralık ayında çıkan kitap bir Göbeklitepe romanıdır. Yazar UNESCO’nun 2019’u Göbeklitepe yılı olarak ilan etmesi ile dikkatini çekmiştir. Bu romanı yazmasındaki amacının insanlar kendi fikirlerini hakikat gibi sunarken aslında hakikati bâtıla dönüştürdüğünü belirtmesiyle bağdaştırabiliriz. Kitabı okurken neydik ne olduk diyeceksiniz. Günümüzde alışılagelmiş davranışların, hayatların olması gereken hallerini gördüğümüz bir sorgulama hali de diyebiliriz. Normlarımızın aslında ilk saf halini koruyamadığımızı, biz olmayı öğrenmemiz gerektiğini önceliklerimizin değiştirmemiz gerektiğini görüyoruz. 12.000 yıl öncesinde neler olduğu yeni yeni ortaya çıkarken gerçeklerle fazla oynanmadan ancak bu kadar yazılabilirdi diye düşünüyorum. Gerekli araştırmaların yapıldığı kaynak zenginliğinden anlaşılıyor. Kitabın sonunda ise şok oldum ama devamı gelecek gibi görünüyor. Okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyor ve tavsiye ediyorum. Ve sevgili yazarımızın sevdiğim bir program olan Vapurda Çay Simit Sohbet’e konuk olduğu bölümün linkini bırakıyorum.

Mini Dizi – Russian Doll – Imdb:7.9

Russian Doll - Dizi 2019 - Beyazperde.com

Değerlendirme: 4 / 5.

Başrolünde Natasha Lyonne, Nadia rolünü canlandırıyor, aynı zamanda dizinin hikâye yazarlarından biridir.

Dizi 8 bölümden oluşuyor ve bölümleri 25-30 dakikalık süreler arasında değişiyor. Bir günde bitirilebilecek türden zaten diziye başladığınızda konuların sürekliliğinden diziyi bırakamayacaksınız.

İkinci sezonda yolda geliyor..

Konusuna gelecek olursak başrolümüzdeki Nadia karakteri 36. yaşına basmaktadır ve arkadaşları doğum günü partisi düzenlemiştir. Partiye giden Nadia eğlenmiştir ve evine dönmüştür, üç gündür kayıp olan kedisini aramak için çıktığında trafik kazası geçirir. Kendini partide tuvalette bulduğunda hayal gördüğünü zanneder ama her şey yeni başlamıştır.

Nadia karakter olarak insanları pek umursamayan, dilinin kemiği olmayan asi tipli yani bizim tabirimizle tatlı çirkef birisidir. Diziyi izlerken de Nadia’nın kızıl saçları, tavırları, karamsarlığı, elinden düşmeyen sigarası onu sevmemize onunla beraber olaylara daha da bağlanmamızı sağlıyor. Dizide tuvaletin tasarımı baya iyiydi, her olay başa döndüğünde o kapıdaki mavi ışık tuhaf bir ambiyans oluşturuyor. Ve o merdivenle olan sınavını gerçekten sevdim. Olayların mizahı, draması yerindeydi karakterlerde bir gündüz kuşağı komedisi tadı da yok değildi. Dizide ki insanların çeşitli türlerde olması, müzikleri, Nadia’nın tarzı dikkat çekici unsurlardı. Tabi sonradan dahil olan paradoks arkadaşı ve hayatlarının kesiştiği noktalar ayrıca kendi hayatlarında çözülmesi gereken hesaplaşmalar olaylara derinlik verirken bir an önce olayların çözümlenmesini bekleyeceksiniz. İzlerken oradan gitme, yine mi, neden aynı şeyleri yapıyorsun derken buldum. Bu türde klasik senaryolar bellidir bu dizide ise izlettirenin karakterler olduğu aşikârdı. Mini dizi türünde tutmaları kararında olmuş. İzlenmesi gereken yapımlar listesine eklemenizi tavsiye ediyorum ve bitiriyorum. Spoiler daha fazla vermek istemem. Herkese iyi seyirler.

Mini Dizi – Marianne – Imdb:7.5

Marianne: Sezon 1 - Beyazperde.comMarianne korku sevenler için yeni bir soluk. Stephen Kıng’in de korku severlere önerdiği dizi konusu ise korku kitabı yazarı olan Emma Larsimon’nun yanına çocukluk arkadaşı gelmesi ve annesinin kitabındaki Marianne olduğunu söylemesiyle kafası karışan Emma’nın doğduğu kasabaya gitmesiyle başlar. Arkadaşının haklı çıkmamasını umarak gitse de geçmişinde ki rüyalar ve olaylar gün yüzüne çıkar.

Dizide ki müzikler güzel ve mizahi durumlarda var. Korku filmlerine alışkın biri olarak bazı yerlerde içim ürpermedi değil aklımda kalan Marianne’nin Fransızca telaffuzu oldu. Teyzede var tabii. Fransızca dilinde izlediğim ilk yapım oldu. Dilini geliştirmek isteyenler için de öneridir. 2019 yapımı dizi 50 şer dakika olarak 8 bölümden oluşmaktadır.

Filmonoloji – The Terminal – Imdb:7.4

Terminal - The Terminal - Beyazperde.comThe Terminal başrolünde Tom Hanks ve Catherine Zeta-Jones’un oynadığı Steven Spielberg’ün yönettiği 2004 yapımı bir komedi/dram/romantik filmdir.

Krakozhia dan (araştırmayın hayali ülke) New York’a gitmek isteyen Victor Navorski’ye beklenmeyen olaylar sebebiyle havaalanın da kalması gerektiği ve hiç bir yere gidemeyeceği söylenmiştir. Hatırladığınızda yüzünüzde tebessüm oluşturacak filmlerdendir. Komedisi sağlam ama bir o kadar da bu adamın başına neden böyle şeyler geliyor diyorsunuz. Arşivime kattığım için mutluyum.

Cerrah – Tess Gerritsen

The Surgeon-Cerrah

Yazmaya niyet edip bir türlü başlayamadığım bloguma en son okuduğum kitapla başlamak istedim. Tess Gerritsen hayranıyım zaten ama bu kitabını okumak nasip olmamıştı. Bu corona günlerinde başlayabildim ve tabi ki daha önce okumadığım için pişman oldum. neyse anlatmaya başlayayım.:)

Boston cinayet masasında çalışan Dedektif Jane Rizzoli bunaltıcı bir Temmuz sıcağında cinayet ihbarı almıştı. Bu vaka daha önce gördüklerine hiç benzemiyordu.Ekibinin tek kadın dedektifi olması başlı başına bir sorundu zaten. Onlara kendini kanıtlama çabası üzerindeki baskıyı daha da arttırıyordu. Okumaya devam et “Cerrah – Tess Gerritsen”

Merhaba

  • Merhaba ben münzevi 🙂 kendimi, hayata dair fikirlerimi bir yerlere yazmak, yaptığım çeşitli hobileri paylaşmak, okuduğum kitap, izlediğim film olsun paylaşmak istedim.Bu işe zamanla alışacağımı umuyorum.